<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>aynalar.org &#187; Türkler</title>
	<atom:link href="http://aynalar.org/tag/turkler/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://aynalar.org</link>
	<description>. . . : görmek için : . . .</description>
	<lastBuildDate>Fri, 03 Sep 2010 09:10:34 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.1</generator>
		<item>
		<title>Dönüşümün getirdikleri</title>
		<link>http://aynalar.org/ilker/donusumun-getirdikleri/</link>
		<comments>http://aynalar.org/ilker/donusumun-getirdikleri/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 26 Jun 2009 19:19:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ilker</dc:creator>
				<category><![CDATA[Site Yöneticisi]]></category>
		<category><![CDATA[Almanya]]></category>
		<category><![CDATA[Avrupa]]></category>
		<category><![CDATA[Batı]]></category>
		<category><![CDATA[göçmen]]></category>
		<category><![CDATA[medya]]></category>
		<category><![CDATA[Türkler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://aynalar.org/?p=257</guid>
		<description><![CDATA[Çok önemli bir dönüm noktasından geçmekte olduğumuz kanaatindeyim. Dünya çapında iç içe geçmiş dalgalanmalar, sarsıntılar ve dönüşümler yaşanıyor. Bu gelişmeler sadece siyasi ve ekonomik olmakla kalmıyor, teker teker toplumlarda, insanlarda yeni hareketlenmeleri, dönüşümleri ve hatta çatışmaları tetikliyor.

Dengeler değişiyor, roller dönüşüyor, toplumlar bu dönüşümlere ayak uydurmaya çalışıyorlar. Bu meyanda özellikle dönüşüm kavramının üzerinde düşünülmesinde fayda var.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone size-full wp-image-70" src="http://aynalar.org/wp-content/data/2009/04/yazar_i_y.jpg" alt="yazar_i_y" width="313" height="59" /></p>
<p>Çok önemli bir dönüm noktasından geçmekte olduğumuz kanaatindeyim. Dünya çapında iç içe geçmiş dalgalanmalar, sarsıntılar ve dönüşümler yaşanıyor. Bu gelişmeler sadece siyasi ve ekonomik olmakla kalmıyor, teker teker toplumlarda, insanlarda yeni hareketlenmeleri, dönüşümleri ve hatta çatışmaları tetikliyor.<br />
<span id="more-257"></span><br />
Dengeler değişiyor, roller dönüşüyor, toplumlar bu dönüşümlere ayak uydurmaya çalışıyorlar. Bu meyanda özellikle dönüşüm kavramının üzerinde düşünülmesinde fayda var.</p>
<p>Dönüşüm bir nesnedeki biçimsel veya niteliksel değişime verilen isim (transformation). Fen ilimleri açısından bakıldığında, ortada bir dönüştüren/dönüşen ilişkisi söz konusu. Dönüşümden önceki ve sonraki haller de göz önünde bulundurulduğunda, bu olgunun dönüştüren nesnenin etkisiyle dönüşen nesnenin bir halden diğer hale geçmesi şeklinde tarif edilmesi de mümkün (transition).</p>
<p>Fakat aynı olgu sosyolojik/toplumsal ortama geçildiğinde çehre değiştirmekte. Toplumsal gelişmelerde basit bir dönüştüren/dönüşen ilişkisinden yola çıkmak realiteye ters düşen bir kabul. Çünkü toplum (yani insan) oldukça karmaşık bir yapıya sahip. Burada ancak farklı toplumsal grupların (insanların) karşılıklı etkileşim sonucunda zamanla ve beraberce hal değiştirmesi tanımı tutarlı olabilir. Dolayısıyla etkileşim içindeki aktörlerden yola çıkarak, bu etkileşim sonucunda alacakları hali öngörmek mümkün değil.</p>
<p>Avrupa’da yaşanmakta olan gelişmelere, yerleşik kültürün temsilcilerinin belli başlı konularda (göçmenlerin uyumu, Avrupa’da İslam, Türkiye’nin AB’ne üye olması gibi) sergiledikleri tavırlarında, toplumsal dönüşümü, insanlara hesaplanabilir bir halden hale geçiş (transition) olarak sunma eğilimi görülmekte. Klişeler belli: Kadınları evlere mi hapsedeceğiz, Türkler Avrupa’yı istila edecekler vs. Bu ise insanlarda korku hislerini tetiklemekte ve insanlar arası etkileşimin (ve öncelikle empatinin) önünü kesmekte.</p>
<p>Halbuki mesela Almanya’da son yapılan <a href="http://www.zeit.de/online/2009/26/studie-moslems-deutschland" target="_blank">araştırmanın</a> gösterdiği gibi, medyada gösterilen resimle, realitedeki aslı arasında bir uçurum var. Burada antiparantez birkaç tespiti sıralayayım:</p>
<ul>
<li>Müslümanların sayısı şimdiye kadar kabul edilenin üstünde (4,5 milyon).</li>
<li>Müslümanların yüzde 45’i Alman vatandaşı.</li>
<li>Müslümanların yarıdan fazlası, bir Alman derneğinde faal.</li>
<li>Problem inanç nedeniyle kendini topluma kapatma değil, işsizlik ve eğitimsizlik.</li>
</ul>
<p>Göçmenlerin belirli bir dönüşüm sürecini arkalarında bırakmış olmaları ve dönüşümün bedelini tecrübe etmiş olmayı (farkında olmadan da olsa) sergilemeleri klişeleri ve hissi tepkileri daha da körüklemekte. Bu konuda göçmenlerin ellerindeki tecrübenin farkına varmaları ve bunu değerlendirip süreci her iki taraf için de kolaylaştırmaları çok önemli. Çünkü yerleşik kültür böyle bir sürece hazırlıksız yakalanmış durumda.</p>
<p>Yeni generasyonda ümit veren resimler de var aslında. Türk asıllı bir kızın &#8220;<a href="http://euro.zaman.com.tr/euro/detaylar.do?load=detay&amp;link=49499" target="_blank">Ben Almanya&#8217;nın şansölyesi olurum</a>&#8221; yarışmasında üçüncü olması gibi. Yarışmada dikkat çeken nokta CDU (Hristiyan Demokratlar) ve SPD&#8217;ye (Sosyal Demokratlar) yakın duran birinci ve ikincinin &#8220;Türkiye AB&#8217;ne üye olmalı mı?&#8221; sorusuna, duygusal değil rasyonel cevap vererek, şartlar yerine getirildikçe bunun önünde hiçbir engel olamayacağını söylemiş olmaları.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://aynalar.org/ilker/donusumun-getirdikleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Batı Medeniyeti ve Barbar (!) Türkler</title>
		<link>http://aynalar.org/mehmetcogal/bati-medeniyeti-ve-barbar-turkler/</link>
		<comments>http://aynalar.org/mehmetcogal/bati-medeniyeti-ve-barbar-turkler/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 15 May 2009 13:55:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>MehmetCogal</dc:creator>
				<category><![CDATA[Mehmet Çoğal]]></category>
		<category><![CDATA[Batı]]></category>
		<category><![CDATA[Türkler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://aynalar.org/?p=113</guid>
		<description><![CDATA[Geçen yazıda Türkan Saylan hanımefendinin bir sözünden hareketle ortaya çıkan ilginç bir durumu, bir ironiyi ele almıştık. Yine Türkan Saylan'la devam edelim istiyorum. Kendisi geçmiş zamanlarda muhtelif yerlerde bir takım beyanatlarda bulunmuş. Bunlardan birinde diyor ki: Biz türkler hep akın etmişiz; yakıp yıkmışız, başkalarının yaptıklarını yakıp yıkmışız. Şimdi kendi yaptıklarımızı yıkıyoruz. Nedir bu alışkanlık?]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><img class="alignnone size-full wp-image-100" src="http://aynalar.org/wp-content/data/2009/05/yazar_mehmet_cogal.jpg" alt="yazar_mehmet_cogal" width="171" height="63" /></p>
<p style="text-align: justify;">Geçen yazıda Türkan Saylan hanımefendinin bir sözünden hareketle ortaya çıkan ilginç bir durumu, bir ironiyi ele almıştık. Yine Türkan Saylan&#8217;la devam edelim istiyorum. Kendisi geçmiş zamanlarda muhtelif yerlerde bir takım beyanatlarda bulunmuş. Bunlardan birinde diyor ki: <em>Biz türkler hep akın etmişiz; yakıp yıkmışız, başkalarının yaptıklarını yakıp yıkmışız. Şimdi kendi yaptıklarımızı yıkıyoruz. Nedir bu alışkanlık?<span id="more-113"></span><br />
</em></p>
<p style="text-align: justify;">Hani bunu bir yabancı söylese belki anlarım, yanlış bilgilendirilmiş ya da bilmiyor derim. Ancak, bunu içimizden biri, hem de profesör ünvanına sahip biri dile getirince insanın bir art niyet aramaması işten bile değil. Şimdi, elimizde belki de binlerce tarihi bilgi ve belge vardır bu sözleri yalanlayacak, çok ötelere gitmeye gerek de yok aslında. Sadece şu anda yeryüzünde nerelerde savaş olduğuna, hangi ülkelerin zulüm ettiğine ve mazlumların kimler olduğuna bakmak bile yeterli. Ancak, ben daha farklı bir yoldan giderek, o çok beğendiğimiz, hep kendilerine benzemeye çalıştığımız Batı medeniyetinin özünde neler olduğunu bir kez daha görelim istiyorum.</p>
<div style="text-align: justify;">Sizlere bir dizi filmden söz etmek istiyorum. İspanya Radyo ve Televizyon  kurumu RTVE tarafından 15&#8242;inci yüzyıl İspanyası&#8217;nı anlatan Aguila Roja (Kızıl Kartal) isimli bir dizi film yayınlanıyor. Film, gerek oyuncu kadrosuyla gerekse de sahne tasarımı ve senaryosuyla göz dolduruyor. Lakin bizim dizi filmi bu köşeye konu etmemizin nedeni filmin kalitesi ya da oyuncuları değil. Bilakis, dizi filmin geçtiği zaman diliminde Orta Çağ&#8217;da nasıl bir İspanya ve nasıl bir Avrupa varmış bunu daha yakından görebilmek. Hem de birinci ağızdan.</div>
<div style="text-align: justify;">Sözünü ettiğim dizi filmde öyle sahneler var ki, izledikçe ecdadıma barbar diyenlere, şimdilerde müslümanları cahillik ve gericilikle itham edenlere şöyle okkalı bir küfür savurasım geliyor. Efendim, sözünü ettiğimiz dizi film, enteresan bir zaman diliminde geçiyor. 15&#8242;inci yüzyıl Avrupası. Hani, Endülüs Emevi devletinin Avrupa&#8217;dan izlerinin silindiği, Orta Çağ karanlığının büsbütün bütün Avrupa&#8217;yı sardığı o korkunç zamanlar. Hani şu insanların Cadı denilerek diri diri yakıldığı, kilisenin aklın ve mantığın izini kaybettiği, devlet yöneticilerinin sırf zevk-ü sefa adına kendi vatandaşlarına türlü işkenceler uyguladığı, toplumların sırf bu yüzden dine ve din adamlarına soğuduğu, soğumakla kalmayıp akabinde yaşanacak olan Fransız Devrimi&#8217;yle başlayan Reform hareketiyle de tüm bunların hepsinden intikam almak için yanıp tutuştuğu bir dönem.</div>
<div style="text-align: justify;">Bunlar hep anlatılır da, bir türlü nedense Avrupa insanı geçmişinden utanıp, o zamanın Altın Devri&#8217;ni yaşayan Osmanlı İmparatorluğu&#8217;na ve Doğu medeniyetlerine hakkını teslim etmez. Nasıl etsin ki, hali hazırda kendi içimizde ecdadından ve geçmişiden utananlar varken, tüm bunları bir Avrupalı&#8217;dan beklemek çok da mantıklı olmasa gerek.</div>
<div style="text-align: justify;">Gelelim Orta Çağ&#8217;da Avrupa&#8217;nın içler acısı haline. Az sonra aktaracağım sahnelerin hepsi sözünü ettiğim dizi filmden alınma. Dizi film deyip geçmeyin, yukarıda da sözünü ettiğim gibi bu dizi filmi hem birinci ağızdan olması hem de aşağıda sıralayacağım nedenlerde ötürü ciddiye alıyorum:</div>
<div style="text-align: justify;">1. İspanya&#8217;nın en prestijli Televizyon kanalı, aynı zamanda devlet kuruluşu da olan TVE tarafından yayınlanıyor.</div>
<div style="text-align: justify;">2. Takip ettiğim kadarıyla kamuoyunda ilgiyle izleniyor ve kimse kalkıp da &#8216;Bu dizi film, gerçekleri yansıtmıyor, her şey çarpıtılmış&#8217; diye itiraz etmiyor.</div>
<div style="text-align: justify;">3. Bir milletin kendini anlatan bir Tv programının hiç olmazsa art niyetle o toplumu aşağılayıcı bir türden yayın yapamayacağını düşünüyorum . ( Bu diziyi İspanyol düşmanı bir ülke ya da Türkiye çevirseydi güvenilir olmayabilirdi) Ya da tersinden düşünelim, seneler önce Amerikalı yönetmen Oliver Stone tarafından çekilen Geceyarısı Ekspresi filminin işkence sahneleri hala hafızamızdayken nasıl da bizlere haksızlık yapıldığını düşünmüştük değil mi? Ama olan olmuştu bir kere, Türkleri ve Türk devletini işkenceci olarak tanıyan tüm dünya, doğal olarak da Ermeni Soykırımı konusunda bizleri töhmet altında bırakacaktı. Hala bu filmin izlerini zihinlerden silebilmiş değiliz.</div>
<div style="text-align: justify;">Tüm bu unsurlar göz önünde bulundurulduğunda akla, ister istemez burada sözü edilenlerin gerçeğe yakın olabileceği fikri geliyor. Bakın dizi filmde şimdiye kadar ne tür sahnelerle karşılaştım:</div>
<div style="text-align: justify;">Bir sanhede restoran önünde bekleşen insanlar görüyoruz, az sonra arka mutfak kapısı açılıyor ve müşterilerden kalan yemek artıkları yere dökülüyor, bu artıklara onlarca insan üşüşüyor.</div>
<div style="text-align: justify;">Kraliçe, sırf köpeği kayboldu diye bütün hizmetkarlarını sıraya sokup, içlerinden köpeğin kaybolmasından sorumlu olanını hepsinin gözleri önünde döve döve öldürtüyor.</div>
<div style="text-align: justify;">Filmin pek çok sahnesinde işkence uygulanıyor. Zaten hapishane işkence gören insanların feryatlarından geçilmiyor. Hatta bir ara abartıp çocuklara bile işkence yapmaya kalkıyorlar.</div>
<div style="text-align: justify;">Bu filmde de diri diri yakılma sahnesi vardı, bir kişi sanırım Cadı olduğu iddiasıyla, bir kişi de Krala isyan ettiği için idam edilecekti.</div>
<div style="text-align: justify;">Bir başka sahnede kraliçenin oğlu, kavga ederken kimsesiz bir çocuğun ölümüne sebep oluyor ve kimse buna itiraz edemiyor, çocuk ortadan kayboluyor.Faili meçhul cinayetlerin çoğu devlet tarafından işleniyor.</div>
<div style="text-align: justify;">Saray halkı her türlü eğlence ve zevk-ü sefa içerisinde yaşıyor, halk bir dilim ekmeğe muhtaç ve kadınlar arasında fahişelik yaygın.</div>
<div style="text-align: justify;">Bir suçlu yakalandığında mahkeme dahi kurulmadan direk hapse atılıyor ve gözaltındayken türlü işkencelere maruz bırakılıyor.</div>
<div style="text-align: justify;">Bu ve benzeri örnekleri artırmak mümkün. Bir kıyas yapmak gerekirse, Osmanlı Devleti&#8217;nin sınırları içinde yaşayan halklara sebepsiz yere zulmetmediğini, eğer bir kimse herhangi bir suçla itham ediliyorsa önce mahkemelerin kurulduğunu, son çeyreğe kadar padişahların tebdil-i kıyafetle halkın arasına karışarak halkın nabzını tuttuğunu, daha da önemlisi fethedilen yerlerde kadın ve çocuklara asla dokunulmadığını hatırlayalım. Yalnız biz değil, dünya tarihçileri de bunun böyle olduğunu söylüyor. Gelin görün ki, bu gerçeklere rağmen hala yakıp yıkan, barbarlıkla suçlanan yine biz Türkler oluyoruz. İşte bunu anlayabilmek mümkün değil.</div>
<div style="text-align: justify;">Sözlerimi noktalamadan önce sizlerle bir anımı paylaşmak istiyorum. Amerika Birleşik Devletleri&#8217;nde eğitim gördüğüm bir kurumda, ders hocası bir ara &#8216;colony&#8217; kelimesinden söz ederken, İngilizlerin, İspanyolların dünyada kurduğu koloni devletlere değindi. Ardından, Osmanlı Devleti de koloniler kurdu tarzında bir söz etti. Ben, buna itiraz ettim. Gerekçem, İngilizlerin ve İspanyolların koloni kurdukları yerlerde asimilasyon ve sömürü yöntemine başvurduklarını, bunun en bariz göstergesinin günümüz Hindistan&#8217;ında İngilizce, Latin Amerika ülkelerinde de İspanyolca konuşulması olduğunu belirttim. Ardından, Osmanlı Devleti&#8217;nin fethettiği ülkelerde iç işlerine karışmadığını, dil ve ibadet özgürlüğünü sağladığını, bunu görebilmek için de vakti zamanında Osmanlı Devleti sınırları içerisinde yaşayan ülkelerin ( en basitinden Romanya, Bulgaristan veya Mısır) günümüzde tek kelime Türkçe bilmediklerini ve hala kendi dil ve kültürlerini muhafaza edebildiklerini hatırlatınca ister istemez bana hak verdi.</div>
<div style="text-align: justify;">Diyeceğim odur ki, bizim öyle bazılarının iddia ettiği gibi utanılacak değil, övünülecek bir geçmişimiz var. Bir takım yanlışlar ve hatalar olabilir, bunu kimse inkar etmiyor. Ancak, temel düşüncenin insan hak ve özgürlüklerinden yana olduğunu görmemek 600 yıllık bir tarihe büyük saygısızlık olacaktır. Ayrıca, bugün tarih sahnesinde boy gösteren &#8216;medeni&#8217; devletlerin bundan bir kaç yüzyıl sonra utançla hatırlanacağından da kimsenin en ufak şüphesi olmasın.</div>
<div style="text-align: justify;">Not 1: Yukarıda sözü edilen dizi filmi izlemek isteyenler, şu linki takip edebilir. Film İspanyolca, ancak sözü edilen sahneleri görmek için İspanyolca bilmenize gerek yok: <a href="http://www.rtve.es/television/aguila-roja/">http://www.rtve.es/television/aguila-roja/</a></div>
<div style="text-align: justify;">Not 2: Geçtiğimiz günlerde Yeni Şafak gazetesinde Akif Emre tarafından yayınlanan bir makale de ilginize çekebilir:  <a id="a1j4" title="Endülüs'ü yeniden düşünmek" href="http://yenisafak.com.tr/Yazarlar/?i=16753&amp;y=AkifEmre">Endülüs&#8217;ü yeniden düşünmek</a></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://aynalar.org/mehmetcogal/bati-medeniyeti-ve-barbar-turkler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
	<img style='margin:0;padding:0;border:0;' width='1px' height='1px' src="http://aynalar.org/wp-content/plugins/mystat/mystat.php?act=time_load&id=32710&rnd=1403785859" /></channel>
</rss>
