
Çok önemli bir dönüm noktasından geçmekte olduğumuz kanaatindeyim. Dünya çapında iç içe geçmiş dalgalanmalar, sarsıntılar ve dönüşümler yaşanıyor. Bu gelişmeler sadece siyasi ve ekonomik olmakla kalmıyor, teker teker toplumlarda, insanlarda yeni hareketlenmeleri, dönüşümleri ve hatta çatışmaları tetikliyor.
devamını oku…

Güzel ülkemiz Türkiye bir belge kriziyle çalkalanırken, olanca gücüyle gündemi değiştirmeye çabalayan medyamız ise Belçika’da bir türban krizi çıkarttı. Hem de öyle böyle değil, ülke neredeyse ayağa kalkmıştı, tıpkı Türkiye’de vakti zamanında yaşandığı gibi mecliste bir yemin etme krizi çıkacaktı. Lakin, öyle olmadı. Tam aksine, oturmuş demokrasisiyle hem Belçika halkı hem de parlamentosu türbanlı vekilini bağrına bastı ve herhangi bir kriz çıkmadan yemin töreni gerçekleşti.

Uzunca bir zamanın ardından, iki yıl sonra, memleketteyim. Hemen hatırlatmak isterim ki; bizim memleket, insanın kafasını karıştırmaya her daim yetecek tezadı bünyesinde barındırıyor. Bir yanılgının itirafı mıdır, yoksa tespit mi bilmem; şu an yaşayan Türkiye, anlaşılması güç, karmaşık bir resim veriyor ve kurguladığınız formüllerin gerçeği tamamen kuşatamadığını görüyorsunuz. Bir derece görülebilir olan; bu ülkenin, zıt yönlerde hareket eden çok fazla belirleyicinin tam da odağında bulunuyor olması.
Önümüzdeki birkaç yazıda, size memleket ahvalinden notlar arzedeceğim. devamını oku…

Amerika’da yaşıyor olmakla birlikte internet sayasinde Türk medyasını çok yakından takip edebilme imkanına sahibim. Hatta, saat farkından dolayı bir sonraki günün yazılarını da akşamdan okuyorum, bu durum her gün kapımıza gelen gazetenin büyüsünün kaybolmasına da neden oluyor. Lakin ben bu aavantajdan şikayetçi değilim. Zira, bir okur için en güzel his severek ve beğenerek takip ettiği yazarların yazısını heyecanla beklediği andır. Bu yüzden New York saati ile akşam 8-9 arası benim için de ‘Acaba hangi gazete güncellendi’ merakıyla web siteleri arasında dolaştığım zaman dilimleridir.
devamını oku…

Geçtiğimiz günlerde gazetelerde yer alan bir haber dikkatimi çekti. İstanbul’da bir ilköğretim okulunda ortaokul çağındaki bir erkek çocuğu, aynı okulda okuyan dördüncü sınıf öğrencisi bir kız çocuğuna zorla bilmemne yaptırmış. Durum, kız çocuğundaki davranış bozuklukları sonrasında ortaya çıkınca hem kız hem de erkek öğrenci okuldan uzaklaştırılmışlar. Haberin devamında bir uzman psikiyatristin görüşlerine de yer veriliyordu. Ancak haberin sonraki versiyonlarında bu görüşlerden rahatsız olunmuş olacak ki, bu ifadeler haberden çıkarılmıştı. Hatırlayabildiğim kadarıyla şöyle diyordu psikiyatrist doktor:
Gazetelerde, Tv’lerde sürekli cinsellik, ahlaksızlık, her türlü gayri meşru ilişki ve cinsel sapkınlıklardan söz edilir oldu ve bu yayınların genç dimağlar üzerinde etkisi büyük. Bundan 20 yıl önce böyle olaylar yaşanmıyordu bu toplumda.
devamını oku…