BDP’NİN AÇMAZLARI

Çarşamba, 22 Haz 2011 1 yorum

 

BDP’NİN AÇMAZLARI

Türkiye’de isimleri sık sık değişse de, belli bir seçmen tabanına oturan ve söylem açısından da sürekliliği olan bir Kürt siyasi hareketi var. PKK terör örgütü ile ilişkisi çok net olmayan ve yeri geldiğinde bu ilişkiyi bir tehdit olarak kullanmayı bir “stratejik avantaj” haline getiren, şiddetle arasına mesafe koy(a)mamış ve Marksizmin evrenselciliğiyle Kürt milliyetçiliğini garip bir sentezle birleştiren bir siyaset.

Bu siyasi hareketin son şekli olan BDP’nin reel açmazları var. devamını oku…

Categories: Fatih Ceran Tags:

Ergenekon ve Bahçeli

Pazartesi, 04 Nis 2011 3 yorum

 

Son sözleri üzerinden MHP liderini anlamaya çalışıyorum. Sayın Bahçeli, üzerine atılı ithamların ortadan kalkması amacı ile Sayın Gülen’den cemaat faaliyetlerini askıya almasını istedi. Akl-ı selime  tuhaf gelecek bu talep önemli bir siyasi parti ve hareketin liderinden geldiği için ayrıca önemli ve tahlile değer.  Yine bu talebin, kültürel kodlar açısından Gülen Hareketi’ne çok da uzak olmayan bir taraftan gelmesi de ayrıca şayan-ı dikkat.

Hayli zamandır merkez medya ve zihni bu paralelde şekillendirilen büyükçe bir toplum kesimi (ve Sayın Bahçeli) bir takım varsayımlar ve önkabuller ekseninde düşünüyor. Bakalım.

İlk varsayım Ergenekon operasyonunu cemaatin yönettiği şeklinde. Böyle bir şey teoride mümkün görünse de, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne ve O’nun suç ve suçluyla mücadele kapasitesine hakaret anlamına gelir; zira burası yirmi yıl önce kurulan bir muz cumhuriyeti değildir. Savcılar hukuk kuralları dâhilinde-tabiatıyla kişisel inisiyatiflerini de kullanarak- mesleklerini icra ediyorlar. Tutuklamaları da zaten savcılar değil hakimler yapıyor. devamını oku…

Categories: Fatih Ceran Tags:

Dış Politikamız Test Edilirken

Cuma, 25 Mar 2011 yorum yok

 

Kuzey Afrika’da son yaşananlar iki konuyu akla getiriyor. Birincisi, insan haklarını korumak için güç kullanmak kaçınılmaz olabilir. İkincisi de, biz gerek Türkiye gerekse İslam dünyası olarak henüz adaleti tesis edecek kurum ve araçlara sahip değiliz.

Bu bağlamda…

Mevcut şartlar dahilinde, dış politika mimarlarının Libya konusunda ortaya koydukları duruş fevkalade isabetlidir. devamını oku…

Baş Örtüsü Tartışmalarını İzlerken

Cuma, 29 Eki 2010 yorum yok

 

Başörtüsü tartışmaları kolektif zihniyetleri ortaya çıkaran birer turnusol kağıdı gibi. Müdavimlerin konuyu ele alış biçimleri, ülkemizde henüz temel kavramlar etrafında bir konsensus olmadığını gösteriyor.

Tartışmaların etrafında koparılan bunca kavga ve gürültünün ötesinde temel soru aslında şu; başörtüsünün kamusal alanda kullanılması, bireysel hak ve özgürlükler kapsamına girer mi? Bizler bireysel hak ve özgürlüklere mesafeli bir kolektif bilinçten beslenen bir toplumun çocukları olarak, yukarıdaki soruya açıkça evet desek bile, tartışmanın biteceğini sanmıyorum. Özellikle yasağı savunan kesimler, imtiyazsız, sınıfsız, kaynaşmış bir “kitle” felsefesinin doğal bir sonucu olarak, başörtüsü bireysel bir hak ve özgürlük meselesi olsa dahi, bunda neden bu kadar ısrar edildiğini anla(ya)mıyorlar. Dolayısıyla bu ısrarın arkasında başka şeyler arıyor ve paranoyaya varan yaklaşımları, -hem de bilimsellik adına- sergileyebiliyorlar. devamını oku…

Categories: Fatih Ceran Tags:

Cemaat Neden Susuyor?

Cuma, 08 Eki 2010 yorum yok

Anlaşılması zor olan şey, her iddianın ardından cemaatin çıkıp açıklama yapmasının beklenmesidir. İddia edenin ispat etmek durumunda olduğu makul günler geride kaldı galiba. Akl-ı selim, iftiranın mantığına verdiğimiz ilk kurban; çamur at, çıkaramadıkları kısmı kardır. Çamur at, çamurla uğraşsınlar, temiz olduklarını ispata mecbur kalsınlar.  Bu beklenti, yalnızca saçma değil aynı zamanda zalimce, ayrıca  cemaati tanımamanın da göstergesi, çünkü adamların böyle bir teamülü yok. Bu adamlar, evet kendi ajandalarını takip ediyorlar, aktüel polemiklerle işleri yok. Sanırım derin devletçilik oynayanları ve medya baronlarını en çok kızdıran da bu; cemaat manipülasyona gelmiyor.

Şöyle bir üslup var; birtakım iddialar var, madem cemaat suçsuzdur, gelip kendini ifade etsin, -neden susuyor?- öyleyse suçludur. Her söylenen şey üzerinden kendini ispata davet edilen bir oluşumdan bahsediyoruz. Bu şekilde hem cemaat baskı altında tutulacak, hem de gündelik tartışmaların ortasına çekilip hırpalanacaktır, ama olmuyor. Cemaat mesafeyi koruyor ve bir türlü istenen adımları atmıyor. devamını oku…

Categories: Fatih Ceran Tags:

MHP’nin Siyaset Dili

Perşembe, 23 Eyl 2010 3 yorum

Bir toplum kendi iç dinamikleriyle değişip evrimleşiyorsa, siyasetin görevi bunu takip etmek, siyasal zemine taşımaktır. Zaten demokrasilerde başkaca yol da yoktur; ya, söz konusu değişimi içselleştirir, onun dili olursunuz ya da değişim sizi tasfiye eder. Kemikleşmiş oylarınızın kısmen devam ediyor olması da doğru yolda olduğunuzu göstermez, zira onunla gideceğiniz yer bellidir.

Öncü olma ve trend belirleme konusunda başarısız olan siyasi hareketler, savunmada kalmaya mahkum olurlar. Bu defansif tavır, siyasetin diline de –doğal olarak- yansır ve kullanılan söylemlerden, partinin yakın dönem yönelimini kestirmek mümkündür.

Bu bilgiler ışığında MHP ve liderinin referandum sonrası tavırlarını anlamaya çalışalım. devamını oku…

Categories: Fatih Ceran Tags: