
Bir Anadolu’lu olarak yıllarca Batı’nın bizim değerimizi ve kıymetimizi ve dolaylı olarak kültürümüzü anlayamamasından dolayı bir yandan bir küskünlük duygusu içerisinde bir ruh haliyle hareket ederken bir yandan da içten içe sevinirdim. devamını oku…
Tags:

Efendim, öyle uzun boylu araştırmaya gerek yok; işte size, Türkiye’yi ve mevcut sosyal-siyasal yapıyı anlamak için, bendenizin “uydurduğu” , “asimetrik” bir anket. Değerlendirme, bizzat okura aittir.
Bir insan yahut sivil toplum örgütü, neden sivil siyasetin asker vesayetinde kalmasını ister?
a- Kendi hesabına özgürlük korkusu vardır, yani özgürce ”kalakalmaktan” korkar; özgürlük sorumlulukla beraber gelir, ürkütücüdür. Yaşadığı hayatın dikte edilmesi, kolaylıktır; bundan hoşlanır.
b- Başkalarının özgürleşmesinden korkar. Bu başkalarının içinde,ideolojik ya da ekonomik rakipler de vardır ve bizim memlekette en mebzul olan şey “rakip”tir.
c- Toplumun çeşitlenmesinden korkar; bu kendi tezlerinin yanlışlığı anlamına gelebileceği gibi, yanlışlık olmasa bile başka doğruların da olmasından korkar.
d- Birey ya da sivil toplumun, otorite karşısında, özgürlük alanının genişlemesinden ve devletin her şeyi kontrol etme huyundan vazgeçmesinden korkar. Aslında, kendini resmi ideolojiye yakın görerek, devletin “ötekileri” kontrol etmesini ister.
e- Siyaseten rakip olduğu unsurları, askeri kullanarak dengelemek, olmadı bazı konularda engellemek ister ve sistemi kilitleyebilme “kabiliyetinin” sürekli olmasını ister.
f- Hepsi devamını oku…
Tags:

Memleket ahvalinden devam ediyoruz…! Elbette ki bunlar bizim gözlemlerimizdir, subjektifdirler.
İnsanlar, hadiselere içinde bulundukları cemaatin perspektifinden bakıyor. Pek çok kimse, kavramlarını uluslararası ölçülerle test etme ihtiyacı duymuyor ve birer amentü haline getirdikleri ideolojilerini tekrar etmekten ulvi bir zevk alıyorlar. En profan ideolojilerin bile birer din gibi algılandığı bir ülke; bizim ülkemiz!
Sınıfsız, imtiyazsız, kaynaşmış bir toplum kurmayı hayal edenler, günümüze biraz sarf-ı nazar etseler, hayallerinin çok uzağında ve doğal farklılığın ötesine uzanmış, bölünmüş ve hele asla kaynaş(a)mamış bir toplum görecekler. devamını oku…
Son günlerde Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu’nun girişimiyle devlet okullarında üniforma giyme mecburiyetinin kaldırılacağı türünden haberler okuyoruz. Üniformanın çocukların özgür düşünebilme ve kendini ifade edebilmede olumsuz sonuçları olduğuna birileri inanmış, Milli Eğitim Bakanı’nı da inandırmış gibi gözüküyor. Milli Eğitim Modeli’ni bir türlü geliştirememiş bir ülkenin, böylesine önemli bir konuda batılı ülkelerdeki her uygulamayı -hala- kopyala yapıştır kolaycılığıyla tatbik etmeye kalkışmasını kaygı verici buluyorum.
devamını oku…

Çok önemli bir dönüm noktasından geçmekte olduğumuz kanaatindeyim. Dünya çapında iç içe geçmiş dalgalanmalar, sarsıntılar ve dönüşümler yaşanıyor. Bu gelişmeler sadece siyasi ve ekonomik olmakla kalmıyor, teker teker toplumlarda, insanlarda yeni hareketlenmeleri, dönüşümleri ve hatta çatışmaları tetikliyor.
devamını oku…

Güzel ülkemiz Türkiye bir belge kriziyle çalkalanırken, olanca gücüyle gündemi değiştirmeye çabalayan medyamız ise Belçika’da bir türban krizi çıkarttı. Hem de öyle böyle değil, ülke neredeyse ayağa kalkmıştı, tıpkı Türkiye’de vakti zamanında yaşandığı gibi mecliste bir yemin etme krizi çıkacaktı. Lakin, öyle olmadı. Tam aksine, oturmuş demokrasisiyle hem Belçika halkı hem de parlamentosu türbanlı vekilini bağrına bastı ve herhangi bir kriz çıkmadan yemin töreni gerçekleşti.

Uzunca bir zamanın ardından, iki yıl sonra, memleketteyim. Hemen hatırlatmak isterim ki; bizim memleket, insanın kafasını karıştırmaya her daim yetecek tezadı bünyesinde barındırıyor. Bir yanılgının itirafı mıdır, yoksa tespit mi bilmem; şu an yaşayan Türkiye, anlaşılması güç, karmaşık bir resim veriyor ve kurguladığınız formüllerin gerçeği tamamen kuşatamadığını görüyorsunuz. Bir derece görülebilir olan; bu ülkenin, zıt yönlerde hareket eden çok fazla belirleyicinin tam da odağında bulunuyor olması.
Önümüzdeki birkaç yazıda, size memleket ahvalinden notlar arzedeceğim. devamını oku…