Okullardan üniformayı kaldırmayın!
Son günlerde Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu’nun girişimiyle devlet okullarında üniforma giyme mecburiyetinin kaldırılacağı türünden haberler okuyoruz. Üniformanın çocukların özgür düşünebilme ve kendini ifade edebilmede olumsuz sonuçları olduğuna birileri inanmış, Milli Eğitim Bakanı’nı da inandırmış gibi gözüküyor. Milli Eğitim Modeli’ni bir türlü geliştirememiş bir ülkenin, böylesine önemli bir konuda batılı ülkelerdeki her uygulamayı -hala- kopyala yapıştır kolaycılığıyla tatbik etmeye kalkışmasını kaygı verici buluyorum.
Okullardan üniformanın kaldırılması, her ne kadar öğrencilerin üretkenliğini, bağımsız düşünebilme gücünü artıracak gibi gözüse de beraberinde daha ciddi sorunları da getirecektir. Bir temsil olması nedeniyle Amerika’daki Eğitim Sistemi’nden kısaca söz ederek böyle bir kararı vermeden önce nelerin dikkate alınması gerektiğini görelim istiyorum.
Amerika Birleşik Devletleri’nde devlet okullarında kıyafet serbest. Ancak, bu serbestlik isteyen istediği gibi okula gelir anlamına gelmiyor. Uniform Policy denen bir takım kurallar çerçevesinde belli bir renge ve şekle bağlı kalmaksızın kıyafet serbestliği mevcut. Özel okullarda durum daha çok okul idaresinin elinde. Dini referans alan okullarda üniforma tercih edilirken, şimdilerde bazı devlet okullarının da eskiden olduğu gibi üniformaya döndüklerini görüyoruz. Şimdi bu okulların, neden tekrar üniformaya döndüklerini nedenleriye sıralayalım:
1. Üniforma, öğrencilerde bir ayrıcalık hissi oluşturuyor. Üniformayla okula giden öğrenciler, diğer öğrencilere göre kendilerini daha özel hissediyorlar.
2. Üniforma, öğrenci ile öğrenci olmayanı birbirinden ayırmada kolaylık sağlaıyor. Zira güvenlik sorunlarının had safhada olduğu devlet okullarında öğrencilerin arasına karışıp uyuşturucu tedarik eden çete üyeleri bir şekilde önlenmiş oluyor.
3. Akademik çalışmalar gösteriyor ki, öğrenciler okula serbest kıyafetle geldiklerinde daha rahat bir davranış sergiliyorlar ve dersi dinlememe eğilimine giriyorlar. Bir de disiplin anlamında üniforma giydiklerinde öğrencilerin kurallara daha bağlı kaldıkları da gözlemleniyor. Buna ister sürü psikolojisi deyin, isterseniz bir kuruma bağlılık hissi deyin, üniformanın insanların üzerindeki kurallara uyma etkisini artırdığını görmezden gelemezsiniz.
4. Üniforma giyilmeyen devlet okullarında öğrenciler hemen her gün, adeta podyuma çıkar gibi kıyafetleriyle gösteriş yarışına giriyorlar. Bu da, öğrenciler arasında alay etmelere, iki gün üstüste aynı kıyafeti giyene fakir gözüyle bakılmasına sebep oluyor. Üniforma, tüm bunların önüne geçerek bir şekilde öğrenciler arasında bir denge sağlıyor.
Çözüm nedir?
Star gazetesinden Ergun Babahan konuyla ilgili yazdığı yazısında siyah önlüğün ve beyaz yakanın, gri okul duvarlarıyla birleşince insanın içini iyice kararttığından dem vurmuş. Haklıdır, zaten önemli olan da buradaki ince çizgidir. Yani, çocuklar üniforma giysin mi giymesin mi değil, okul üniformaları nasıl olmalıdır sorusunun cevabı aranmalıdır. Renk, rahatlık ve kullanım kolaylığı gibi unsurlar da dikkate alınarak daha cazip üniformalar geliştirilebilir. Aksi takdirde, Türkiye gibi sınıf farklılığının çeşitlilik arz ettiği bir ülkede küçük yaşta çocukları hiç de adil olmayan bir rekabetin içine atıvermek çok da mantıklı olmasa gerek.
Ergun Babahan’ın ilgili yazısı: