ana sayfa > Fatih Ceran > Siyasetin Ortasında Yaşananlar

Siyasetin Ortasında Yaşananlar

Perşembe, 21 May 2009 yorum ekle yorumlara git

yazar_fatih_ceran

9fcf8b9c-be37-4872-bac5-1ca3c28790b31

Yaşanan gelişmeler, siyasi yelpazenin “ortasında”, yeni bir şeyin olmadığını gösteriyor. Hüsamettin Cindoruk’un, ekürisi Demirel’in desteğinde, Demokrat Parti’ye Genel Başkan seçilmesi, seçmen ya da delegelerin ciddi bir değişim beklemediğini, ötesinde; orta sağın da bu tür bir değişim potansiyelini yitirdiğini göstermesi bağlamında anlamlı.

Dahası var; DP’nin yeni ve çiçeği burnunda(!) başkanı, şu an ETÖ davasından tutuklu bulunan isimlerin de partilerine katılacağını müjdeleyerek(!), merkez sağın, siyaset dışı müdahelelere, -eskiden olduğu gibi-, açık tutulacağını belirterek, ehline malum olanı herkese ilan etmiş oluyor. Bu ifadelerin, partinin yeni yönelimi olarak sunulması ise; asıl projenin, bu müdaheleler için yer açmak olduğunu, zaten Demirel-Cindoruk ikilisinin de böyle bir misyon için yeniden sahalara döndükleri intibaını veriyor.

Yakın tarihte, siyasete yapılan müdahelelerin hep CHP eksenli asker-sivil bürokrasiden geldiğini düşünenlerin, 28 Şubat’ın aktörlerini bir daha gözden geçirmeleri gerek. Müdaheleye çanak tutanların, nasıl bir aymazlıkla, aslında olası daha sert bir müdaheleyi önlediklerini iddia etmeleri ise, siyasi ahlak açısından utanç verici, toplumsal hafızamızın zayıflığı anlamında da üzücüdür.

Süleyman Soylu, galiba başkanlık yarışını, 28 Şubat’ın “babalar gibi” askeri müdahele olduğunu söylerken kaybetti. Zira; delegenin, siyasetin asker vesayetinde gitmesiyle bir sorunu yoktu ve zaten “babaları” da başka türlü davranmalarını öğütlemişti. Yazık!

…..

Omurgasız siyasetin önümüzdeki dönemde ne denli başarılı olacağını zaman gösterecek. Bu konuda olumlu söz beyan etmek hayli zor, zira yakın dönem siyasi tarihimiz, bunun başarılı örnekleriyle dolu. İşin kitabını yazan Demirel’in, DP’ye akıl hocalığı yapması ise, hem partiye tecrübe aktarımını sağlıyor, hem de statükocu siyaset taraftarları için yeni bir ağırlık merkezi oluşturuyor.

Siyasetin hal-i hazırdaki dengesinden hoşnut olmayan, CHP’den de umudunu kesen, yahut ideolojik mesafesi bulunan toplum kesimlerinin, bu yeni oluşuma destek vereceği beklenmelidir. Yakın dönemde ANAP ile birleşecek olan DP, biraz daha güçlense de, bu birlikteliğin yeni dönemin trendlerini belirleme şansı düşük. Ana hatlarıyla yakın gelecek, planlanan şeyin zaten bu olmadığını gösterecek. İktidara oynamalarının mümkün olmadığını bugünden bilen kurt siyasetçiler, mevcut hükümetin yıpratılmasına, mümkünse bölünmesine oynayacaklar. Farklı kesimlerden ne kadar destek alacaklarını ise, bu konudaki performansları belirleyecek.

…..

Orta sağın yeniden tanımlanması…

Ak Parti, Menderes-Özal çizgisinin, siyasi varisi olduğu iddiasını, ispat etmiş durumda, yani; muhafazakar-liberal bir merkez partisi zeminine oturmuş gözüküyor. Bunun da ötesinde, 90’ların başında çizgisini kaybeden merkez sağı yeniden tanımlamış ve eski çizginin yenilikçi devamı olduğunu göstermiş bulunuyor. Sözü getirdiğimiz yer şurasıdır; siyasi yelpazenin merkezinde hatırı sayılır bir boşluk ve yeni oluşuma açık bir manevra alanı yok ve DP-ANAP çizgisinin olası tek başarısı, AKP’nin bölünmesi, olmadı yıpratılması olacaktır.

Güçlü bir lideri olan ve fazlaca yıpranmamış bir iktidar partisinin, bu oyuna ne ölçüde geleceğini ise, zaman gösterecek.

Bir de , Abdullatif Şener konusu var, ancak, bunca omurgasızı aynı yazıya konu ederek, ne sizi, ne de kendimi yormak niyetinde değilim.

Esen kalınız.

Fatih Ceran

Conn/ABD

Categories: Fatih Ceran Tags:
  1. şimdilik yorum yok.
  1. şimdilik geri bağlantı yok