ana sayfa > Fatih Ceran > Memleket Yazıları-2

Memleket Yazıları-2

Salı, 07 Tem 2009 yorum ekle yorumlara git

yazar_fatih_ceran1

Memleket ahvalinden devam ediyoruz…! Elbette ki bunlar bizim gözlemlerimizdir, subjektifdirler.

İnsanlar, hadiselere içinde bulundukları cemaatin perspektifinden bakıyor. Pek çok kimse, kavramlarını uluslararası ölçülerle test etme ihtiyacı duymuyor ve birer amentü haline getirdikleri ideolojilerini tekrar etmekten ulvi bir zevk alıyorlar. En profan ideolojilerin bile birer din gibi algılandığı bir ülke; bizim ülkemiz!

Sınıfsız, imtiyazsız, kaynaşmış bir toplum kurmayı hayal edenler, günümüze biraz sarf-ı nazar etseler, hayallerinin çok uzağında ve doğal farklılığın ötesine uzanmış, bölünmüş ve hele asla kaynaş(a)mamış bir toplum görecekler.

Öyle ki, insanlar cemaatler halinde var olmayı, daha baştan bir psikolojik harp düzeninde yaşamak olarak algılamak azmindeler. Kendi varlığının, ötekinin yanlışlığında boy atacağını uman ve bu uğurda her şeyi seferber etmeye hazır, düşüncenin, hele serbest düşüncenin alanına giren bir çok meseleyi, koyulaştırıp birer inanç mevzuu haline getiren insanların vatanı, ülkemiz!

Ortaya çıkan kavgada basın-yayın kuruluşları birer silah olarak çoktan devreye girmiş vaziyetteler.  Ağızlarda tek bir prensip; kavgada yumruk sayılmaz. İronik bir durum da var ortada. Bir medya gurubunun değişik yayınlarında, ayniyete varan bir benzerlik, rahatsız edici bir “koro” hali bir tarafta, farklı gurupların, zıddiyete varan, düşmanlık üzerine kurulu yayınları diğer tarafta. Her medya gurubu adeta bir sosyal sınıfın (bunlar sosyolojik manada birer sınıf elbette değiller) sözcülüğünü yapıyor ve kendi taraftarını bilinçlendirip(!), zinde tutma peşinde. Mücadelenin Greko-Romen’cesini bilmeyen ve belden aşağı vurmanın “yetenek” sayıldığı bir ülke; ülkemiz!

Bilgiye ulaşmayı kolaylaştırması beklenen basın-yayın kuruluşları, kendi eksenleri etrafında birer hakikat adacığı oluşturuyor ve insanlar bilgi yerine birtakım “kanaat ve yargılara” ulaşıyor. Böylece medya üzerinden, toplumun fay hatları derinleştiriliyor ve insanlar Cemil Meriç’in tabiriyle, kimlerin ehramına taş taşıdıklarını bilemez hale geliyorlar.

……..

Tüm bunların ışığında meseleye baktığımızda, millet olma bahsinde, hele de ulus devlet konusunda, alacak çok yolumuzun olduğunu gösteriyor. Öyle ya; tasada ve neşede birlik…

  1. MehmetCogal
    Salı, 07 Tem 2009 zamanında 16:53 | #1

    sahsen, insanlarin farkli gruplar halinde yasamalarinda bir problem oldugunu dusunmuyorum. sanirim, mesele bır grubun dıger grubun yasam hakkını elinden almaya kalkışmasıyla ortaya çıkıyor. Ha, bir de demokrasi kültürünü henüz hazmedememiş olmamızdan.

  2. Salı, 07 Tem 2009 zamanında 18:28 | #2

    Elbette farklılaşmalar ve bundan doğan guruplaşmalar insan tabiatının tezahürü. Ancak, sorun; bu farklılaşmaların birer fay hattı haline gelip cemiyet huzurunu tehdit eder hale gelmesi; ki bizim durumumuz sanırım buna daha yakın.

    Mesela, Amerika’da böyle şeylerin olması için gereken şartlar mevcut değil. Yani, bir fikir, ideoloji ya da sosyal sınıf etrafında kümeleşmeler olmadığından farklılıklar bireysel düzeyde kalıyor ve tehdit aşamasına gel(e)miyor…

  3. omer
    Perşembe, 16 Tem 2009 zamanında 14:50 | #3

    gorus ve bakislarin farkli olusu degil bizleri karmasaya sokan…bizler dinlemeyi bilmeyen bir milletiz dersek cok abartmis olmayiz..kocasi esini , abisi kardesini..ogretmeni ogrencisini, devlet adami halkini ve buyukler kucukleri dinlemiyor. ama sorun su ki “size kim siz buyuksunuz dedi..ya da bu hakki nerden aliyorsunuz.buyukluk yasla mi yoksa boyla mi gelir.buyukluk dinlemektir..farkli goruslere sahip gruplar olarak ne zaman dinlemeye ve saygi duymaya baslarsak o zaman gercek demokratiklesme ortay cikacaktir.

  4. Perşembe, 16 Tem 2009 zamanında 17:11 | #4

    Ömer Bey, sözlerinize aynen katılıyorum. Sanırım geleneğin yozlaş(tırılma)sından kaynaklanıyor bazı şeyler; mesela bahsettiğiniz büyüklenmeler vs.

    Dinlemek mevzuunda, ideolojik katılık kadar, bizim toplumumuzda var olan “estetize edilmiş kibir” realitesi var. Kendini herkesten büyük gören insan; başkasını dinlemeye ihtiyaç da hissetmiyor…

  1. şimdilik geri bağlantı yok