Gaf Ötesi!

Mayınlı arazilerin temizlenmesi işinin, bir İsrail şirketine ihale edilmesi fikri, tek kelimeyle saçmalık.
Sebepleri var.
Evvela, uluslar arası arenada “posta koyduğunuz” bir memlekete stratejik sıkıntılar doğurabilecek bir işi ihale edemezsiniz.
Yine, uluslar arası dengeler açısından, ilişkilerin çok güzel geliştiği Suriye sınırını yarım asırlığına Suriye’nin en büyük düşmanına kiralayamazsınız. Samimiyetinizin ötesinde güvenilirliğiniz sorgulanır, itibar kaybedersiniz.
Akabinde, Arap dünyasından topladığınız puanların bir kısmını, cömertçe(ahmakça değilse) harcamış olursunuz. Arapların desteği olmadan Ortadoğu’da aktör olamazsınız. Unutulmamalıdır ki, Araplar Türkiye’ye İsrail kadar muhtaç değildir.
Devam edelim…
Bir yabancı şirkete vereceğiniz ihaleyi, sıkıntı doğuracağını bile bile, vatandaşınıza savunamazsınız. Samimiyetiniz sorgulanır. Yine unutulmamalıdır ki, Türkiye’de en çabuk puan kaybeden siyasal eksen, orta sağdır, yani, mevcut hükümetin tabanı.
Liberal siyaset hiçbir zaman “kitapta durduğu gibi durmaz.” Sizi iktidara taşıyan tabanı, liberallere yakın tutan şey, devletin diğer kanadının baskıcı tavrıdır. Tabanın hassasiyetleri ile Başbakanın beyanları taban tabana zıttır.
Neden ısrar?
Başbakanın bu mevzudaki ısrarını anlamak güç. Alternatiflerin gündemde olduğu bir konuda, böyle bir ısrar, doğrusu anlamsız. Vatandaş olarak bilmediğimiz müzakereler yapılmış olabilir, ancak bu konuda bilgilendirilmek en tabii hakkımız olsa gerek. Kiraladığınız şey, vatan toprağıdır ve 550 km lik bir şerit teşkil etmektedir. Bariyer gibi bir şey yani, hem de sınırda. Yarın öbür gün burada yapılacak faaliyetlerin diplomatik kriz çıkarmayacağı hem nereden bellidir?
Başbakan bilmelidir ki, liberalizmi anlatmak da savunmak da zordur. O yüzden, siyaset bilimi dersini bırakıp, -varsa-, olayın vazgeçilmez faydalarını anlatmalıdır.
Paranın dinine gelince; o sahibinin dini üzeredir.
Fatih Ceran
Conn/ABD
Başarılı bir yazı olmuş, tebrikler. Paranın dini kısmı anlatmak istediklerinize de cuk diye oturmuş.