ana sayfa > Aynalı Baba > Aforizmalar 4 – Entelektüel Şizofreni

Aforizmalar 4 – Entelektüel Şizofreni

Salı, 13 Nis 2010 yorum ekle yorumlara git

Aynalı Baba

Düşünmek, kavramlarla yapılan bir iş olduğu için kavramların sıhhati ve netliği, düşüncenin sıhhatini belirliyor. Kavramlar ise, ya doğrudan insanı ya da eşya ve hadiselerin insandaki yansımalarını anlatmak için var. O halde, insani normlara uzak olup insan tabiatını göz ardı eden,  ya da düşüncesini süreklice varsayımlara bina eden birinin, insani kavramlara da uzak olması beklenir . Bu durumdaki bir insan, ne kadar düşünürse(!), o kadar kendinden uzaklaşır  ve kendi tabiatına yabancılaşır. Bir zaman sonra kopuş  kaçınılmaz olur ve düşünce, tefekkür olmaktan çıkıp tevehhüme yaklaşır. Farklı ve yabancı görüşlere de tamamen kapanırsa, “entelektüel şizofreni” başlar. Artık “gerçek” denince kendi varsayımları, yanlış deyince de bunun dışındaki her şey akla gelmektedir.

Ülkemizde bu türden çok hasta var. Hadd-i zatında bu, modernleşen toplumların hastalığıdır. Kavramların yenileriyle değiştirilmeye çalışıldığı, kültür ve medeniyet devrimleri/dönüşümleri dönemlerinde ortaya çıkan boşluk ve belirsizliklerdir bu hastalığın sebebi.

Bunun bilinen tek çaresi, çapraz okumalar ve düşünmelerdir. Fert bazında yaşanan bir medeniyet bunalımıdır ve ferdin bunu kendi iç dinamikleriyle aşması çok zordur. Aşı gerekmektedir.

…..

Düşünmek en başta bir anlamlandırma ve çözüm bulma çabasıdır. Yaşadığımız sürece, dalgalı bir denizi dinginleştirmeye çalışırız; ama fırtına hep vardır.

Pratik-pragmatik insanlar  için düşünmek sörf yapmaya benzer. Onlar için önemli olan dalganın şiddeti, yüksekliği gibi şeylerdir. Bu tipler dalgalardan ne elde edeceklerine bakarlar.  Anlam kaygısı ya yoktur, ya da azla yetinilir.

Bir de, bu denizi insanlık namına dinginleştirmeye çalışanlar vardır. Bunun için her türlü meşakkati göze alır ve derler ki; bu denizi öyle dümdüz etmeliyim ki, arkamdan gelenler rahatça seyahat edebilsinler. Bunlar yalnız değildirler, kenilerinden önce de bunu yapmaya çalışanlar olmuş; bir çoğu da dalgalar arasında can vermiştir.

Yine bu insanlar, tek başlarına bile olsalar, yürümek için yol yapan tiplerdir. Ayak izleri asfalta çıkar; bu da onların imzasıdır.

İşi zordur bunların; bunlara “aydın” denilir.

Şizofreni de bunların hastalığıdır; ortalama insanın rahatça yürüdüğü yerde bunlar kaybolabilir; çünki bunların, bir de içlerinde yol vardır.

Kaybolmamak dileğiyle!

  1. şimdilik yorum yok.
  1. şimdilik geri bağlantı yok