<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>aynalar.org &#187; Zafer Akman</title>
	<atom:link href="http://aynalar.org/category/zafer/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://aynalar.org</link>
	<description>. . . : görmek için : . . .</description>
	<lastBuildDate>Wed, 16 May 2012 11:46:16 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Anadolu</title>
		<link>http://aynalar.org/zafer/anadolu/</link>
		<comments>http://aynalar.org/zafer/anadolu/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 24 Jul 2009 16:56:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Zafer Akman</dc:creator>
				<category><![CDATA[Zafer Akman]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://aynalar.org/?p=355</guid>
		<description><![CDATA[      Bir Anadolu’lu olarak yıllarca Batı’nın bizim değerimizi ve kıymetimizi ve dolaylı olarak kültürümüzü anlayamamasından dolayı bir yandan bir küskünlük duygusu içerisinde bir ruh haliyle hareket ederken bir yandan da içten içe sevinirdim. Batı ve batılı, yaradılışından gelen ve kendi coğrafik, kültürel ve sosyolajik doktrinlerinden beslenen tüketim ve rekabet dürtüsü ile (ki bu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-354" src="http://aynalar.org/wp-content/data/2009/07/Yazar_Zafer_Akman1.jpg" alt="Yazar_Zafer_Akman" width="165" height="69" /></p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p>Bir Anadolu’lu olarak yıllarca Batı’nın bizim değerimizi ve kıymetimizi ve dolaylı olarak kültürümüzü anlayamamasından dolayı bir yandan bir küskünlük duygusu içerisinde bir ruh haliyle hareket ederken bir yandan da içten içe sevinirdim.<span id="more-355"></span></p>
<p>Batı ve batılı, yaradılışından gelen ve kendi coğrafik, kültürel ve sosyolajik doktrinlerinden beslenen tüketim ve rekabet dürtüsü ile (ki bu bir tesbittir, hakaret amacında değilim), çağlar boyu elinin ulaştığı ve yüz yüze geldiği insan dahil her nesneyi ya sonuna kadar kullanmış ve bitirip bir kenara atmış yada o nesneleri yine sisteminde kendine “faydalı” bir hale dönüştürmeyi başarabilmiştir. Batılı, bir yandan Hindistan ve Çin gibi sayıca yok etmesi imkansız olan kadim toplumları yüzyıllar içerisinde zararsız ve kendi sözünden çıkmayacak “soft power”lara dönüştürmedeki hünerini gösteriyordu. Bir yandan da Afrika’dan gemilere doldurup getirdiği ve “efendisine” hizmette kusura yer olmayan yerlileri karın tokluğuna çalıştırarak  medeniyetini kuruyordu.  Asya ve Afrika asırlar boyu kendi medeniyetlerini kurmak adına döktükleri kendi çocuklarının terini ve kanını şimdi kendisiyle hiçbir rasyonel bağlantısı olmayan bir başka medeniyeti kurmak adına seferber etmek zorunda bırakılıyordu. Ali Bulaç, Din ve Modernizm kitabında “Batı karşısında antik geleneklerin devamı olan Budizm, Brahmanizm, Şintoizm, Konfüçyanizm ve Taoizm gibi Asya’nın büyük kültürleri geri çekilebilir. Tümden teslim olmadılarsa da direnmiyorlar.” tesbitini yaparken meseleye bugün inkar edilmesi neredeyse imkansız bir yaklaşım getirir.  Biz bu yoruma Güney Amerika’nın kendine has Amazon ve Kızılderili kültürünün geleneklerini ve Afrika’nın şiirsel ve barışçıl öğretilerini de eklersek yanılmış olmayız.</p>
<p>Bunun örneklerini arttırabilir, hatta her yıl bir ayin niteliğinde yapılan Kanada’daki fok katliyamı ve “rengarenk devrimler!” gibi günümüzden örneklerle çoğaltabiliriz.</p>
<p>Tabi işe bir de diğer tarafından bakmalıyız. Faturanın bütününü batıya kesmeye çalışmak ahlak kurallarıyla bağdaşmaz. Batının, kültürünü “empoze eden” olması işin bir kısmı, diğer tarafta bu dönüşüme daha baştan teşne ve kendi olan herşeyi horgörmek üzere bir hayat tarzının rüyasını gören işin “empoze edilenler” kısmı var ki ayrı bir yazı konusudur…</p>
<p>Bir de bizi ilgilendiren Anadolu Medeniyeti’nin Batı ile hikayesi var ki incelenmeye değer: Dünya’nın batı haricindeki diğer medeniyetleri gibi, batılı bir yaşam tarzına olan hayranlığını gizli-açık ortaya koyarak her fırsatta batılı olmak istediğini dile getiren bizim medeniyetimiz bir yandan da batıya her zaman bir şüphe ile bakmış ve hiçbir zaman kollarını sonuna kadar açıp batının kollarına koşmamıştır. Bir örnek ile ifade edecek olursak, deposunda sadece birkaç damla benzin kalmış ve halıhazırda çalışmayan eski kasa “mercedes”ine içten içe sevdalı, ama diğer taraftan kendi arabası kadar değeri olmayan ama verimli ve orta halli (icabında hibrit) bir arabaya bakışı gibidir Anadolu’nun Batı’ya bakışı. Kendi arabasını ölesiye sever ama tam da karşısında çalışan bir mekanizma vardır…</p>
<p>Anadolu Medeniyeti, biz kabul etsek de etmesek de , 10 binlerce yıl burada yaşaya gelmiş medeniyetlerin birikiminin üzerine Müslüman Türk’ün terbiyesinde yetişen bir ruh halinin ürünüdür. 600-1000 yıllık bir devlet ve millet geleneğine, 400 yıllık bir de süper güçlük serüveni eklenince ortaya bizimki gibi, bazılarının ister istemez “abi” diye baktığı bazılarının da  inceden inceye korktuğu bir mirasyediler güruhu resmi çıkmaktadır ortaya.  İnönü’den başlayarak günümüze kadar bizleri yöneten çoğu itibariyle “profesyonel/kadrolu beceriksizler” dahi bu topraklara ve insanına atalarından tevarüs eden bu mirası yok edemediler. Hatta milletin bir kısmı olarak biz de çok uğraştık görmezden gelmek için bize bırakılanları ama sonunda şunu anladık ki: Binyılların bize bıraktığı bu mirası reddetmek bizi biz yapan istisnasız bütün değerleri reddetmekti. Vazgeçtik…</p>
<p>Bunun yanında Anadolu, kültüründe ve dolayısıyla özünde olan paylaşımcılık, barışçıllık ve hakperestlik ruh halininin etkisiyle kendisiyle kurulmak istenen her türlü barışçıl diyalog arayışlarına istisnasız her zaman “evet” ile karşılık vermiştir. Bu özelliğimiz az çok , Hindistan ve Afrika’nın tüm diğer medeniyet ve kültürlerle de olan ortak noktamızdır. Ama tam da diğer milletlerden ayrıştığımız nokta şurasıdır: Biz millet olarak, kendimize ve irfanımıza(sadece bileğimize değil yani) olan güvenimizden dolayı bu güne kadar dışarıdan bize gelip çarpan işgallere, zorbalığa, kaba kuvvete ve ahlaksızlıklara hiçbir zaman prim vermedik. Yurdumuzun kapılarını dostluk ve kardeşlik için sonuna kadar açtık. Ama zorbalıklarla da mücadelemizden hiçbir zaman vazgeçmedik.</p>
<p>Burada söylenebilecek en güzel sözü Rahmetli Yazıcıoğlu zaten söylemişti. Onun üzerine söyleyebilecek birşeyimiz yok: “Sen Türksün. Türk Esir Olmaz !”</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://aynalar.org/zafer/anadolu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Arz Ederim&#8230;</title>
		<link>http://aynalar.org/zafer/arz-ederim/</link>
		<comments>http://aynalar.org/zafer/arz-ederim/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 15 Jun 2009 00:06:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Zafer Akman</dc:creator>
				<category><![CDATA[Zafer Akman]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://aynalar.org/?p=233</guid>
		<description><![CDATA[      Genelkurmay içindeki bazı işgüzarlar bu sefer baltayı taşa vurdular. Bir milletin ordusu içinden çıkan ve  bu şekilde nefretamiz bir üslupla konuşulmaması gereken konularla alakalı eylem planı hazırlayan, askercilik oynayan bu zevat bu cesareti nereden alabildi merak ettim doğrusu. &#8220;AKP ve Gülen&#8217;i bitirme planı&#8221;ndan bahsediyorum sevgili dostlar. Bu planı hazırlayan Albay Dursun Çiçek [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-232" src="http://aynalar.org/wp-content/data/2009/06/Yazar_Zafer_Akman1.jpg" alt="Yazar_Zafer_Akman" width="165" height="69" /></p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p>Genelkurmay içindeki bazı işgüzarlar bu sefer baltayı taşa vurdular.</p>
<p>Bir milletin ordusu içinden çıkan ve  bu şekilde nefretamiz bir üslupla konuşulmaması gereken konularla alakalı eylem planı hazırlayan, askercilik oynayan bu zevat bu cesareti nereden alabildi merak ettim doğrusu.<span id="more-233"></span></p>
<p>&#8220;AKP ve Gülen&#8217;i bitirme planı&#8221;ndan bahsediyorum sevgili dostlar. Bu planı hazırlayan Albay Dursun Çiçek de her şeyden önce bir şahsiyet problemi olduğunu hesaba katmamız gerekir. Niye mi? Şimdi hep birlikte hazırladığı plana bir bakalım sonra karar verelim.</p>
<p>Planda Türkiye’yi yöneten hükümeti bölme kısmı var mesela: Parti içindeki ajanlar harekete geçirilerek farklı demeçler vermeleri sağlanıp bir kargaşa ortamı oluşturulacakmış.</p>
<p>Yine planda bir Alevi-Sünni çatışması için yapılması gerekenler var. Çatışmaya yatırım yapan bir ordu mensubu…</p>
<p>Sonra, şu anda görülmekte olan ve tam da bu son hazırlanan plan gibi planlar hazırlayan ve bu planların bir kısmını da yürürlüğe koyan insanların yargılandığı dava ile alakalı fikir beyan etme ve yargılamayı etkileme çalışmaları var yine planda.</p>
<p>Fethullah Gülen ve sevenleriyle alakalı kısım var mesela planda. Kimdir Fethullah Gülen? Farkeder mi? Kanunlar içinde herhangi bir suça taraf olduğu kanıtlanamamış bir insan olması yeterli değil midir. Bence yeterlidir. E, ne hedefliyor bu plan Gülen ile alakalı; O’nu sevenleri silahlarla yakalatmaya çalışabilecekleri bir tezgah üzerinde çalışıp sonra Gülen’e çamur atmak&#8230;</p>
<p>Bence buraya kadar yazılanlar da bu raporu hazırlayan bu insan için en azından “hasta” teşhisi koymak için yeterli. İkna olmayanlar biraz daha derinlemesine medyadan okuyarak karar vermeye çalışsınlar vicdanlarının sesini dinleyerek.</p>
<p>Şimdi bide meseleye daha sıkıntılı bir noktadan bakmaya çalışalım. Eğer çoklarının da tahmin ettiği ama söyleyemediği gibi bu hasta albay bu eylem planını tek başına hazırlamamışsa. Ya o zaman ne olacak? Mümtaz’er Türköne  14 Haziran da  bu durumu beynimizde canlandırmamıza yardımcı olacak bir yazı yazdı köşesinde. Yazıda kısaca, kurtuluş savaşı zamanında devlet tarafından “asker” olarak silah altına alınan ve fakat her türlü askeri silah ve techizatıyla firar eden ve daha sonra bu silahları kendi milletini arkadan vurmak için kullanan  bir “eşkiya asker” portresi çizdi sayın Türköne. Kurtuluş Savaşını ve içinde bulunulan zor şartları tasfir abesle iştigal. Halkın yoksulluğu bir yanda, erkeklerini cepheye göndermiş kadın ve çocukların perişan halleri bir yanda. Bu tabloyu canlandırın gözünüzde. Birde hemen yanı başında şu tabloyu: Devletin kendine verdiği silahı kendi insanına doğrultan, zorbalık yapan, adam öldüren ve halkına ve geride kalmışlara eziyet eden bir eşkiya asker.</p>
<p>Bu manzara gözümün önünde iki günden beri. Bu kabustan da öte bişe. Bu bir sıtma durumu yada şizofreni falanla da tarif edilebilecek bir durum değil.</p>
<p>Genelkurmay Başkanı’ndan oturduğu koltuğun hakkının vermesi adına şu soruya cevap vermesini istirham ediyorum: Vergisini veren  ve bu askeri verdiği vergilerle silahlandıran, giydiren, yediren ve her türlü imkanı sağlayan 70 milyon vatandaştan biri olarak ama bundan daha da fazlası çocukluk yıllarında kendi öz dayısını çatışmada pusuya düşürülerek kaybeden ve yıllarca bu kaybın acısını gerek kendi iç dünyasında gerek ailesinde en derinden hisseden bir şehit yeğeni olarak soruyorum: TSK’da, bu planı hazırlayan ve beni, ailemi ve milletimi en küçük bir savaş halı durumunda  “arkadan vuracak” eşkiya asker sayısı kaçtır?</p>
<p>Arz ederim…</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://aynalar.org/zafer/arz-ederim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Warren Buffet Amca</title>
		<link>http://aynalar.org/fatih/warren-buffet-amca/</link>
		<comments>http://aynalar.org/fatih/warren-buffet-amca/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 14 May 2009 15:45:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fatih</dc:creator>
				<category><![CDATA[Zafer Akman]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://aynalar.org/?p=108</guid>
		<description><![CDATA[İçinden hep beraber bazen güle-oynaya bazen ağlaya-sızlaya geçtiğimiz finansal kriz hakkında söylenilebilecek hemen hemen herşey söylendi sanırım. Krizin ekonomik tahlillerinin yanında konjenktürel, siyasi, stratejik, coğrafi, psikolojik ve sosyolojik tahlillerini de yaptı uzmanlar. Bizde bu tartışılanlara maydanoz olması babından birkaç tesbit yapıp bu finansal krizin nasıl ve ne zaman biteceği hakkında iki kelam edelim değil mi? [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone size-full wp-image-78" title="yazar_zafer_akman" src="http://aynalar.org/wp-content/data/2009/04/yazar_zafer_akman.jpg" alt="yazar_zafer_akman" width="165" height="69" /></p>
<p>İçinden hep beraber bazen güle-oynaya bazen ağlaya-sızlaya geçtiğimiz finansal kriz hakkında söylenilebilecek hemen hemen herşey söylendi sanırım. Krizin ekonomik tahlillerinin yanında konjenktürel, siyasi, stratejik, coğrafi, psikolojik ve sosyolojik tahlillerini de yaptı uzmanlar. Bizde bu tartışılanlara maydanoz olması babından birkaç tesbit yapıp bu finansal krizin nasıl ve ne zaman biteceği hakkında iki kelam edelim değil mi? Tabi bizim kıt kanaat bilgimiz ne işe yarar canım diye düşündük ve size hem son 50 yılın efsane ismini tanıtalım hem de meselelere onun bakış açısından azıcık değinelim dedik&#8230;<span id="more-108"></span></p>
<p>Bu hafta tonton ve mütevazi bir amcadan bahsedip elimizden geldiğince. Sonra da bu amcanın ekonomik birkaç tesbitini sıralacağız. Amcamızın adı Warren Buffett. Nebraska/Omaha&#8217;da yaşar bazılarının da bilebileceği gibi. Şu anda dünyanın 2. Zengini olarak görünüyor yaklaşık 50 milyar dolarlık servetiyle. Zenginin malı züğürdün çenesi ama biz yine de devam edelim&#8230; İnsanın kendi emeğinden gayrısının &#8220;boş&#8221; olduğu felsefesine inanan ve evli kızına bile ihtiyacı olan parayı borç veren bir şahsı muhterem yani. Tabi çocuklarına her türlü eğitimi aldırdığını söylemeye gerek bile yok.</p>
<p>13 yaşında kazandığı paraların vergisini vermekle başlayan bir hayat dünyanın en iyi üniversitelerinde biri olan Columbia&#8217;da İşletme Master&#8217;ıyla devam eder. Bir finans hocası olan ve daha 1950&#8242;lerde borsada nasıl başarılı olunacağına dair &#8220;Akıllı Yatırımcı&#8221; kitabını yazan hocası Benjamin Graham&#8217;dan öğrendiklerini geliştirerek kendi yatırım felsefesini ete kemiğe büründürdü. &#8220;Anlamadığım konuda yatırım yapmam&#8221; kuramını kuran ve geliştiren Buffett, hali hazırda günlük hayatın en vazgeçilmez şirketlerinden olan Coca Cola, Mc Donalds, Gillette, sigorta şirketleri, bankalar vb. firmaların en büyük ortaklarından. Buffett, borsayı bir spekülasyon aracı olmaktan çıkararak bir yatırım alanına dönüştürdü ve daha hayatının baharında, 1960&#8242;larda milyoner olmayı başarmıştır.</p>
<p>Felsefesi 2 fıkradır : 1-Sakın para kaybetme. 2- Para kaybedecek gibi olursan birinci şıkkı uygula.</p>
<p>1957&#8242;de aldığı evi ve eski arabasını kullanmaya devam eden bu tonton amcamız sırf ihtiyaçtan dolayı aldığı uçağının adını yaşadığı hayat tarzına da zıt bir hareket olması sebebiyle Indefensible:Mazur görülemez/Açıklanamaz koyarak ne kara şakacı olduğunu ortaya çıkarmıştır.</p>
<p>Her yılsonu şirket hissedarlarına gönderdiği mektupları da tadından yenmez bir ekonomist için. Mektup, şirketin yıl içinde nasıl hareket ettiğinden nerelerde kar yada zarar sağladığına kadar hissedarlara birnevi hesap verme içerikli görünsede O&#8217;ndan daha iyi yatırımı yapamayacağını bilen hissedarlara bu mektuplar güzel bir hatıra mahiyetindedir.</p>
<p>Gerçi bazı abiler bu amcadan pek hazlanmaz ve bu tonton amcaya Türkçesi &#8220;Akbaba Yatırımcı&#8221; manasına gelen türde şeyler söylerler ama heralde onlara yani krizde paldır küldür aşağılara doğru yuvarlananlara 2009 yılında vereceği en güzel cevap uçağının kuyruğuna yapıştıracağı bir &#8220;Nazar etme ne olur. Çalış sesin de olur&#8221; çıkartmasıdır.</p>
<p>Bu amcamız aynı zamanda çok da hayırsever bir insan kendisi. Servetinin 40 milyar dolarlık kısmını yakın arkadaşı Bill Gates&#8217;in vakfına bağışlayarak dünyanın en büyük bağışını yapan kişidir. Vakfın faaliyet alanı genelde Afrika. Çocuklara yardım, hastalıklarla mücadele nevinden yani&#8230;</p>
<p>Gelelim amcamızın tahminlerine. Genelde mahalledeki Mc Donald&#8217;da yemek yiyen ve şirket kendinin olmasından mıdır nedir bilinmez bol bol Coca Cola içen bu amcanın ekonomik öngörüleri arasında kısa vadede birşey beklemeyin cümlesi çok göze çarpıyor&#8230; 5 ve daha uzun yıllık ölçekte dünya ekonomisinin kaçınılmaz bir şekilde iyiye doğru gideceğini ve büyüyeceğini söylemeyi de ihmal etmiyor amcamız. Gerçi kurt puslu havayı sever atasözünün bize hatırlattıkları ve bu amcanın da müstehar adının yaşlı kurt olması bize şu anda harıl harıl yatırım yapıyordur gerçeğini hatırlatıyor ama biz kulak asmıyoruz böyle hüsnü kuruntulara.Değil mi Buffett amca&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://aynalar.org/fatih/warren-buffet-amca/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ergenekon&#8217;dan Önce&#8230;</title>
		<link>http://aynalar.org/zafer/ergenekondan-once/</link>
		<comments>http://aynalar.org/zafer/ergenekondan-once/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 19 Apr 2009 20:17:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Zafer Akman</dc:creator>
				<category><![CDATA[Zafer Akman]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://aynalar.org/?p=77</guid>
		<description><![CDATA[Birkaç gün önce Ergenekon terör yapılanmasının 12. Dalga tutuklamalarını hep beraber izledik. Hemen hemen hepsi profesör ve rektörlerden oluşan bu grup, kemik saklar gibi Türkiye’nin heryerine silah ve bomba saklayan şehir kabadayılarıyla hangi yolda neyi paylaşıyor olabilirler diye düşünürken aklımı kurcalayan soru aslında hepimizin tekrar dönüp genel resme bakarken kendimize sorması gereken soru aynı zamanda: [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal" style="text-align: left; margin: 0in 0in 10pt;"><span style="font-family: Calibri;"><span style="line-height: 115%; font-size: 14pt; mso-bidi-font-family: Aharoni; mso-ansi-language: TR;" lang="TR"><img class="alignnone size-full wp-image-78" src="http://aynalar.org/wp-content/data/2009/04/yazar_zafer_akman.jpg" alt="yazar_zafer_akman" width="165" height="69" /></span></span></p>
<p style="text-align: left;">
<p class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 10pt;"><span style="font-size: small;"><span style="mso-bidi-font-family: Aharoni; mso-ansi-language: TR;" lang="TR">Birkaç gün önce Ergenekon terör yapılanmasının 12. Dalga tutuklamalarını hep beraber izledik. Hemen hemen hepsi profesör ve rektörlerden oluşan bu grup, kemik saklar gibi Türkiye’</span><span style="mso-bidi-font-family: Aharoni;">nin heryerine silah ve bomba saklayan şehir kabadayılarıyla hangi yolda neyi paylaşıyor olabilirler diye düşünürken aklımı kurcalayan soru aslında hepimizin tekrar dönüp genel resme bakarken kendimize sorması gereken soru aynı zamanda: Ne yapmak istiyorlar?</span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 10pt;"><span style="line-height: 115%; font-size: 10pt; mso-bidi-font-family: Aharoni;">Bu çok basit ama basitliği kadar da zor bir soru. Çünkü, bu soruya cevap verenler yurdum insanı olunca dünyanın herhangi bir yerinde(mesela İspanya, İtalya, Yunanistan) neredeyse ayan-beyan bu durum karşısında verilecek cevaplar aşagı-yukarı ortak olabilecekken bizim insanımız bu soruya aynı derecede kolaylıkla cevap verememektedir. Şimdi bunun muhtemel sebeplerini incelemeye çalışalım.<span id="more-77"></span></span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 10pt;"><span style="line-height: 115%; font-size: 10pt; mso-bidi-font-family: Aharoni;">1-Particilik hissi: Bu duygu ve düşünce şekli genelde dünya üzerinde her toplumda vardır. İnsanların bir kısmı ne olursa olsun kendi duygu ve düşüncesine yakın olan partiye desteklerini sonuna kadar sürdürürler. Bizde böyle düşünenlerin oranının çok fazla olması, birinci alt sorun: Bunu, gençlik yıllarında ölümüne taraftarlık histerisi dönüşüm geçirerek ilerleyen yıllarda ölümüne seçmen kitlesine dönüşürken görebiliriz çok yalın bir şekilde. Bunun en basit örneği de geçtiğimiz haftalarda GS-FB karşılaşmasında çıkan olaylar. Beraber milli maçlara çıkıp, omuz omuza mücadele ettiği en yakın arkadaşına yumruk sallayan, aynı zamanda da toplumun bir nevi vitrininde olan bu insanlar heralde sadece futbol maçlarında yada stadlarda yaşamıyorlar. Bunlar bizleriz işte. Dönüştüremediğimiz yada yenişemediğimiz karşıdakini yok etme dürtüsü bizim genlerimizde yozlaşmayla birlikte hayat bulmuştur. </span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 10pt;"><span style="line-height: 115%; font-size: 10pt; mso-bidi-font-family: Aharoni;">İkinci alt sorun da: Grubunuz hangi yanlışın içinde olursa olsun yine de onları desteklemek şeklindeki düşünce tarzı. Buna da en güzel örnek şu anki Ana Muhalafet partisinin davranışlarına verilen destektir. Darbe serenatı yapan ve halkın her türlü dini ve kültürel değerine daha en baştan düşman olmakla kendini tanımlayan<span style="mso-spacerun: yes;"> </span>bir kısım bu parti milletvekilleri henüz anlayamadığımız bir kazanç peşinde koşarken milletvekillerine destek veren bu yanlışta kenetlenmiş kitle açıklamaya çalıştığımız en güzel örnektir. Zaten bunu yorumlamaya falan gerek de yok.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 10pt;"><span style="line-height: 115%; font-size: 10pt; mso-bidi-font-family: Aharoni;">2- Medya faktörü: Bu problemin medya ayağı izahtan vareste. Bildiklerinizi tekrar size anlatacak değilim. Beni ilgilendiren kısmı toplum ayağı. İzlediği yada okuduğu her haberi karşıdakine ağız dolusu küfür ederken bir fırsat olarak kullanan insanlar beni ilgilendiren. Bu insanlar her kesimin içinde var. Hangi kesimden olduğuna bakmasızın sormak istediğim soru şu: Birgün birşeyler olur ve yıllarca izlediğin yada okuduğun haber kaynağının hukuksal manada (çünkü bu kavrayış kültürel manada çok subjektif bizde) kirli işler içinde olduğunu görürsen bir ağız dolusu küfür de ona sallar mısın? Yoksa artık hangi kesime olursa olsun küfretmeyi bırakır ve başta vicdanında kendini yargılamaya başlar mısın? Buna vereceğimiz samimi cevap aslında sadece bir hukuk davası olan ve yine sadece suçluların cezalandırılacağı Ergenekon davasındaki tavrımızla birebir ilişkili.</span></p>
<p style="text-align: left;">
<p class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 10pt;"><span style="line-height: 115%; font-size: 10pt; mso-bidi-font-family: Aharoni;">3- Rövanş</span><span style="line-height: 115%; font-size: 10pt; mso-bidi-font-family: Aharoni; mso-ansi-language: TR;" lang="TR">if tavır: Eğer yıllar boyu haksızlığa uğradığınızı düşünüyor ve ele geçen bu fırsatın kullanılması gerektiğini düşünüyorsak, bir yanlışın içindeyiz demektir. Hukuka güveniyorsak, yargılanmaları sonuna kadar bekler ve sonuca saygı duyarız. Eğer güvenmiyorsak ve elinizde bir güç varsa(seçilmiş bir insan olmak gibi vb..) hukukun, yanlışlarını düzeltmesi adına uğraşırız. Eğer elimizde bir güç yoksa yapmamız gereken tek şey var o da sonuca ne olursa olsun saygı duymaktır.</span></p>
<p class="MsoNormal" style="margin: 0in 0in 10pt;"><span style="line-height: 115%; font-size: 10pt; mso-bidi-font-family: Aharoni; mso-ansi-language: TR;" lang="TR">İşte Ergenekon davasından önce her insanın kendi içinde kazanması gereken vicdani davalar.</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://aynalar.org/zafer/ergenekondan-once/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	<img style='margin:0;padding:0;border:0;' width='1px' height='1px' src="http://aynalar.org/wp-content/plugins/mystat/mystat.php?act=time_load&id=111984&rnd=658482407" /></channel>
</rss>

